Posted by: birdilimdus on: Ocak 4, 2012
Aslında bu yazının 1 Ocak’ta yayınlanması gerekiyordu ancak bilgisayarımın azizliği sayesinde tüm fotolar gitti; kurtaarılması ancak dünü buldu. Bu pastayı sevgili Ayşe ablamın ev sahibeliğini yaptığı ÇAY KAHVE BAHANE etkinliğine gönderiyorum tabii Ayşe ablam kabul ederse… maalesef elde olmayan sebeplerden dolayı geciktiğimi tekrar belirtip kendisinden defalarca özür diliyorum.
Pandispanya malzemeleri:
* 6 adet oda ısısında yumurta
* 170 gr toz şeker
* 110 gr un
* 50 gr kakao
* 1/2 çay bardağı portakal suyu
Yumurta aklarını şekerin yarısı ile bıçakla kesilecek kıvama gelene kadar çırpıyoruz ve ayrı bir kaba aktarıyoruz, sarılarını da şekerin diğer yarısı ile mayonez kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz ve portakal suyunu da ekleyip 2-3 dakika daha çırpıyoruz. Yumurta sarılarını aklarının olduğu kaba ilave edip, un ve kakaoyu birlikte eliyoruz, yumurta aklarını söndürmeden alttan üste doğru karışımı homojen hale getirene kadar karıştırıyoruz. 180 derece önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.
Üçe böldüğümüz pastamızın içine ganaj ve fındık krokan koyuyoruz. 1 gece dinlendikten sonra rendelenmiş çikolata ile pastamızın dışını süslüyoruz.Üzerine de bir parça fındık krokan ve erimiş çikolatan yapılmış süsümüzü yerleştirip servis ediyoruz. Afiyetler olsunnnn!!!
Posted by: birdilimdus on: Aralık 10, 2011
Posted by: birdilimdus on: Aralık 5, 2011
Bundan dokuz gün önceydi yani 27 Kasım, ben internete girdim baktım aşure günü 26 Kasım gibi anladım meğerse Hicri Yılbaşı 26 Kasımmış. Her sene aşuremizi annemle ortaklaşa yaparız, annemi de gaza getirdim 27 Kasım’da biz aşuremizi yaptık dağıttık sonra komşum dedi ki bugün değil ki daha var. Düştü mü içime kurt baktım tekrar internete 5 ARALIK!!! Neyse dedim bu sene kısmet böyleymiş böyle oldu niyetimi hiç bozmadım. Ama bu sabah erkenden kalktım, içim içimi yedi tekrar aşure yaptım.
Aslında ben daha önceki yıllarda aşure yaptığımda fotoğrafladığımı çok iyi hatırlıyorum ancak kaydetmemişim sanırım. Şimdi sizin için özel fotoğraflanmış haliyle aşure tarifine geçiyorum.
Malzemeler:
3,5 litre su
1/2 kg buğday
2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
2 su bardağı haşlanmış nohut
1/2 su bardağı pirinç
200 gr incir
200 gr kayısı
200 gr kuru üzüm
1 çay bardağı mısır (evde varsa kullanıyorum yoksa özellikle almıyorum )
1 elma
1 paket Susam
4-5 tane karanfil
4-5 damla gül suyu ( isteğe bağlı )
2 dilim portakal kabuğu
1 tutam tuz
Şeker ( maalesef burada ölçü veremiyorum çünkü hem damak tadına hem de şekerin markasına göre tat değişiyor.)
Süslemesi için:
Ceviz
Fındık
Badem
Tarçın
Hindistan Cevizi
Nar
Kuş üzümü
Yapılışı:
NOT: Ben aşure pişerken içine evdeki baharatlardan ve bakliyattan azıcık azıcık ekliyorum evin bereketi artsın diye.
Posted by: birdilimdus on: Kasım 28, 2011
Posted by: birdilimdus on: Kasım 18, 2011
Geçen gün evde süt kalmadı diye markete gittim. Alışverişimi yaptım eve döndüm baktım yaşlıca bir hanım alt kattaki komşumuza süt veriyor; kendi tanıdığıdır veya akrabasıdır diye bir şey diyemedim. Kendi daireme çıkınca da yaşlıca bir amcanın karşı komşuya süt verdiğini görünce dayanamadım istedim 5 kgluk
)) sütün bir kısmını yoğurt yaptım, bir kısmını kaynattım içime hazır oldu eee hala süt var üstelik marketten alınanlarda var. Kalanı ile hemen sütlaç yapmaya karar verdim hem de fırında
)))
Ben sütlaç yaparken pirinci önceden haşlamayı sevmiyorum, pirinç sütün içinde pişecek ki nişastasını versin kıvamlansın. (Tabii iyice yıkanacak)
Malzemeler:
1 kg süt
1/2 su bardağı pirinç
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
Süt ve pirinci ocağa alıp, pirinçler pişene kadar kaynatıyoruz. Toz şeker ve vanilyayı da ekleyip birazcık daha kaynatıyoruz. Fırına dayanıklı cam kaselere boşalttığımız sütlacı 175 derece fırında fırının üst kısını açıp üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Tabii bu arada kasaelerin yarısına kadar suyun içinde olmasına özen gösteriyoruz.
Posted by: birdilimdus on: Kasım 14, 2011
Çiçekler, çiçekler ve daha çokkk çiçekler…. Arttık boş vakitlerimde bol bol çiçek çalışıyorum üstelik de bundan çook keyif alıyorum. Ama çiçek yapmak sabır işi bunu da şimdi daha iyi anlıyorum. Bu cici cupcakeler eve gelen misafirlerimiz için hazırlandılar. İçleri bol çikolatalı…. Evdeki çiçekleri de değerlendirmek gerekiyordu doğrusu ilk çalıştığım kalıplarla benim evdekiler farklı olunca farklı çiçekler çıktı ortaya
)) Arkadaki turuncu olan ilk çalışmaydı. (Ben biraz da nette araştırma yapınca karmakarışık çiçekler oluştu aslında amaç gerbera yapmaktı ya neyse… )Ama şimdi evde bir sürü doğru çalışılmış boyanmaya hazır gerberalar var. Onları da yavaş yavaş paylaşırım…Gerçi ben bunları da çoook sevdim ne de olsa kuzguna yavrusu hoş gelirmiş. Yine de eve gelen misafirlerimizin memnun olması beni de memnun etti. Ama biraz da öz eleştiri yapak lazım:
Posted by: birdilimdus on: Kasım 9, 2011
Sen gitmeden önce çokk severdim Kasım ayını. Günler öncesinden hatırlatmaya çalışırdım sana doğum günümü sanki unutacakmışsın gibi. 9du uğurlu rakamım artık değil…
Sen gitmeden önce tahin&pekmez yemeyi severdim, patatesli yumurtayı da hani önce küp küp doğrardın patateleri birazcık kızartıp kırardın ya yumurtayı, sevmiyorum artık ne tahin pekmezi ne de patatesli yumurtayı…
Sen gitmeden önce severdim siyah kedileri hatta onlara dokunmak isterdim, şimdi siyah kedi görünce içim acıyor…
Sen gitmeden önce severdim kayık çekmeyi tıpkı senin öğrettiğin gibi…
Sen gitmeden önce severdim Çamlıca tepesinde çay içmeyi…
Sen gitmeden önce umursamazdım hayatı uzakta da olsa, bazı şeylerde geç kalmış da olsak babam var derdim, hani çocukken beceremezdim ya yürümeyi düşerdim hep sen tutardın kollarımdan kaldırırdın beni.
Sen gitmeden önce ben hala çocuktum ama artık büyüdüm…
Sen gitmeden önce ben tamdım, ama şimdi içimde her sene daha da büyüyen kocaman bir boşluk var…